Yetişkinlerde görülen en doğumsal kalp hastalıkları nelerdir?
Doğumsal kalp hastalıkları dendiğinde akla gelmesi gereken, anne karnında başlayan, kalbin gelişim süreçlerinde meydana gelen bir eksiklik sonucunda, kalp yapılarında bozukluk olmasıdır. Doğumsal kalp hastalıklarının çoğu bebeklik ve çocukluk döneminde tanı alıp, tedavi edilir ya da kendiliğinden iyileşir. Bir kısmı ise yetişkinlikte saptanabilir ya da 18 yaşından sonra çocuk kardiyologları takibinden yetişkin kardiyoloji takibine geçerler.
Yetişkinlerde görülen en sık doğumsal kalp hastalıkalrı; kalp kapak hastalıkları ve kalp duvarlarındaki deliklerdir.
1. Kalp kapak hastalıkları (mitral valv prolapsusu,biküspit aort kapak,pulmoner kapak darlığı vs)
2. Atrial Septal Defekt (ASD)
3. Ventriküler Septal Defekt (VSD)
Doğumsal Kalp Hastalıkları Belirti ve Bulguları
Doğumsal kalp hastalıkları eğer çocukluk çağında tespit edilmediyse yavaş yavaş kalbi etkileyerek yetişkinlikte bulgu verebilir. En sık görülen bulgu, nefes darlığı, erken yorulma ve çarpıntıdır. Kalpteki yapısal bozukluk, kirli kanın vücuttan alınıp temizlenmesi için akciğere pompalanması ve temiz kanın akciğerden alınıp vücuda pompalanması aşamalarından birini bozarak şikayetlere yol açar. Örneğin kalp deliklerinde, odacıklar arasında geçiş olunca kirli kan ile temiz kan birbirine karışır ve kan yeterince oksijenlenemez. Bunun sonucunda da halsizlik, yorgunluk, egzersiz kapasitesinde azalma, erken yorulma, dudaklarda, dilde ve parmaklarda morarma görülür.
Doğumsal Kalp Hastalıkları Tanısı Nasıl Konur?
Doğumsal kalp hastalıkları tanısı rutin kardiyoloji muayenesi sırasında konabilir ya da şüphelenilebilir. Hastanın şikayetlerinin ardından yapılan fizik muayene sırasında kalpte üfürüm duyulması ile yapısal kalp hastalığı akla gelir. Asıl tanın kalbin ultrason ile görüntülemesi ile konabilir. Kalp ultrasonuna (Ekokardiyografi) kısaca EKO denmektedir.
EKO hastanın göğsünden yapılabildiği gibi yemek borusunun içinden de yapılabilmektedir. Göğüsten yapılan EKO’ya Transtorasik EKO (TTE), yemek borusundan yapılan EKO’ya ise Transözefagial EKO (TEE) denmektedir. Bazı durumlarda TTE yeterli olmaz ve kalbi daha net gösteren, basınç ölçümlerinin daha net olduğu TTE’ye ihtiyaç duyulur. TTE, endoskopi benzeri bir işlemdir. Yemek borusu kalbin arka komşusudur. Hastaya EKO probu yutturulur ve yemek borusunda kalp hizasında kalbin ultrasonik incelemesi yapılır. Kalp delikleri, mitral ve aort kapak yapıları, pulmoner kapaklar, çıkan aort gibi kalbin ana yapıları çok net bir şekilde görüntülenmiş olur. Eğer bir yapısal kalp hastalığında, girişim kararı verilecekse mutlaka TEE yapılmalıdır.
Bu görüntülemeler de yetersiz kalırsa yapısal kalp hastalığının şiddeti, kalp kateterizasyonu denen işlem ile net olarak ortaya konabilir. Kalp içindeki ve akciğerdeki basınçlar, kasık ya da kol damarlarından girilerek ölçülür. Bu yapısal kalp hastalığının operasyon ile geri dönüşlü olup olmayacağı kararı kalp kateterizasyonu sonucunda ortaya konabilir.
Tüm bunlarında yanında son yıllarda manyetik rozanans (MR) görüntülemesi de yapısal kalp hastalıklarının tanısında kullanılmaktadır. Kalbin tüm bölümlerini net olarak gösteren kardiak MR, hastaya herhangi bir girişim yapmadan kalbin tüm yapısını net olarak gösterebilmektedir.
Doğumsal Kalp Hastalıklarının Tedavisi
Yetişkin doğumsal kalp hastalıklarının tedavisi çoğu zaman girişimsel yöntemlerle, ameliyatsız olarak yapılabilmektedir. Kalp deliklerinin büyük kısmı kasıktan girilerek, bir cihaz yöntemiyle kapatılabilmektedir.
Birçok doğumsal kalp hastalığında ise sadece izlem yapılmaktadır. Özellikle mitral valv prolapsusu, biküspit aort kapak, patent foramen ovale (PFO) gibi hastalıklarda yıllık EKO kontrolü yeterli olmaktadır. İlerleme olmadıkça, kalbin odacıklarında büyüme ya da basınç değişikliklerine yol açmadıkça herhangi bir girişime gerek duyulmamaktadır.
Doğumsal Kalp Hastalıkları İlaçla Düzelir mi?
Yapısal bir bozukluğu ilaç ile düzeltmek maalesef mümkün değildir. Fakat yapısal bozukluğun şiddetinin artması ilaçlarla engellenebilir ya da geciktirilebilir. Örneğin, mitral kapak çökmesine bağlı bir kapakta bir yetersizlik, eğer ilaç başlanmaz ise daha hızlı ilerler ve kalpte basınçların artmasına sebep olarak kalp büyümesine sebep olabilir.
Yakın takip edilen hastalarda, doğru zamanda ilaç başlanması sürecin kontrol altına alınmasında yardımcı olur.