Kalp Deliği Nedir?
Kalbin sağ tarafının ana işlevi vücuttan kirli kanı alıp temizlenmesi için akciğerlere pompalamaktır. Sol tarafınınki ise temizlenmiş kanı akciğerlerden alarak vücuda pompalamaktır. Bu işlevler, sağ ve sol tarafta ikişer odacık ve bu odacıklar arasında kapakların yapısının normal olması ile sağlanır. Eğer sağ-sol kalp arasındaki duvarlarda bir delik olması durumunda kirli ve temiz kan birbirine karışır, kan yeteri kadar temizlenemez (oksijenlenemez). Eğer delik kulakçıklar (atriumlar) arasında olursa Atrial Septal Defekt (ASD); karıncıklar (ventriküller) arasında olursa Ventriküler Septal Defekt (VSD) olarak adlandırılır. Yetişkinlikte daha çok ASD ve daha hafif formu olan Patent Foramen Ovale (PFO) görülür. VSD ise daha çok az sıklıkla görülür. Bu delikler daha çok doğuştan itibaren görülebileceği gibi nadir olarak sonradan da gelişebilirler.
Atrial Septal Defekt (ASD)
1. ASD Nedir ?
Kalbin sağ ve sol kulakçıkları (atriumarı) arasındaki duvarda delik olmasıdır. Nadiren girişimsel işlemler sonrasında görülse de çok büyük oranda doğumdan itibaren vardır. Anne karnında iki kulakçık arasında delik vardır ve bu delik doğuma yakın ya da doğumdan sonra kapanır. Kapanmayınca oluşan bu kalp deliğine ASD adı verilir. 4 tipi vardır.
Kalbin sol tarafının basıncı fazla olduğundan sol kulakçıktan sağ kulakçığa kan geçişi olur. Akciğere giden kan miktarının artması ile birlikte akciğer damarlarının basıncı artar. Bu basınç artışı erken yaşlarda olabileceği gibi yetişkin yaşlarda da olabilir.
2. ASD tipleri nelerdir ?
Sekundum tip ASD, en sık görülen ASD tipidir. Septumun (kulakçıklar arasındaki duvar) arka tarafında bir delik varlığıdır. ASD’lerin >%70’i sekundum tip ASD’dir. Genellikle doğumda saptanır ve 5 yaşına kadar kendiliğinden kapanır.
Primum tip ASD, septumun alt kısmında delik olmasıdır. Bu delik kapaklara yakın olması nedeniyle kapak yetersizlikleri birlikte görülebilir. Bu duruma endokardiyal yastık defekti de denmektedir.
Sinüs venozus tip ASD, nadir gözüken bir ASD tipidir. Vücudun alt ve süt bölgelerinden gelen kirli kanın kalbe girdiği arka tarafa komşu septumda bir delik olmasıdır. Genellikle yetişkin yaşta saptanır, cerrahi yol ile tedavi edilmesi gerekir.
Koroner sinüs tip ASD, oldukça nadir görünen bu ASD tipinde kalbin toplar damarlarının boşaldığı bölgeye komşu septumda delik olmasıdır. Sıklıkla ek doğumsal kardiak bozukluklarla birlikte görülür. Bu sebeple tanısı bebeklik dönemde konulmaktadır.
Bunlara ek olarak kapanmayan küçük ASD lerde vardır. Patent Foramen Ovale (PFO) denen bu küçük ASD’ler yetişkin yaşta sık görülmektedir. Hiçbir şikayet oluşturmayan bu duruma genelde rastlantısal olarak tanı koyulmaktadır. Eğer nedeni bilinmeyen bir pıhtı atması durumu olursa kapatılması düşünülebilir. Onun dışında tedavi gerektirmez.
3. ASD şikayetleri nelerdir?
Atrial septal defektte ana şikayet efor ile gelen nefes darlığı, çarpıntı hissidir. Akciğer basıncının artması sonucunda bu şikayetler ortaya çıkar. Eğer tanı gecikmiş ise hastalarda istirahatte nefes darlığı, bacaklarda şişme ve karında ödem, düz yatamama ve dudaklarda morarma da görülebilir. İlerleyen dönemlerde ritm bozukluğu da gelişebilmekte ve hasta çarpıntı şikayeti ile görülebilmektedir. Bazı hastalarda da herhangi bir kalp şikayeti olmadan, beyine pıhtı atması şikayeti ile gelmektedir. Bu hastalarda pıhtının sebebi araştırılırken yapılan EKO’da kalpte delik görülmektedir. Bu şekilde ASD’den geçerek atan pıhtılara Paradoksal Emboli denmektedir.
4. ASD Tanısı Nasıl Konur?
ASD tanısı kalp ultrasonu (ekokardiyografi-EKO) ile konur. Göğüs üzerinden yapılan EKO (Transtorasik EKO – TTE) ile bazen ASD net görülemeyebilir. Yemek borusundan yapılan EKO (transözefagial EKO – TEE) ile ASD net oalrak görülebilmektedir. Çapı ve geçen kan miktarı da TEE ile hesaplanabilmektedir. Eğer bir girişim yapılacak ise hastanın akciğer ve kalp basınçlarını ölçmek için kalp kateterizasyonu denen işlem yapılmalıdır. Burada ölçülen basınçlara göre bu ASD’nin kapatılıp kapatılmayacağına objektif olarak karar verilebilir.
5. ASD Nasıl Tedavi Edilir?
Her ASD’yi kapatmak gerekmez. Eğer hastada bir şikayet oluşturmuyorsa, kalp basınçlarında bir artış yoksa ya da kalpte bir genişleme yoksa ASD hastalarında yıllık kontrol yeterlidir. Tedavi iki şekilde olabilir: cerrahi ya da girişimsel kapatma.
Sekundum tip ASD’lerin çok büyük çoğunluğu girişimsel olarak kapatmaya uygundur. Hastanın kasığındaki toplar damardan girilerek kalbim sağ kulakçığına ulaşılır. Buraya şemsiye şeklinde kapama cihazı konularak işlem sonlandırılır. Hasta ertesi gün taburcu edilir ve normal hayatına döner. Kısa süre Aspirin kullandırıldıktan sonra kontrollerde ilaç kesilir ve yıllık ya da 2 yıllık kontrollerle hasta takip edilir.
Patent foramen ovale (PFO) olan hastalarda çoğu zaman kapamaya gerek yoktur. Ancak, kriptojenik inme durumlarında kalp takımı ile birlikte değerlendirilerek kapama kararı verilebilir.
Hangi ASD ameliyat ile kapatılır?
Çapı 3 cm üzerinde olan ASD’lerde genelde ilk tercih cerrahidir. Bazı hastalarda birden çok ASD olmaktadır, bu hastalarda da ilk tercih cerrahi kapama olmaktadır. Bunun dışındaki bütün hastalarda kasıktan girilerek, kapama işlemi yapılabilmektedir.
Ventriküler Septel Defekt (VSD) Nedir?
Kalbin sağ ve sol karıncıkları (ventrikülleri) arasındaki duvarda delik olmasına VSD denir. Çok büyük oranda erken bebeklik döneminde tespit edilir. Bazı ek kardiak anormalliklerle birlikte görülme sıklığı fazladır. Yetişkin yaşta çok nadir görülür.
VSD tipleri nelerdir?
Bulunduğu yere göre isimlendirilir ve 4 tipi vardır.
Perimemranöz Tip VSD: en sık görülen VSD tipidir. Aort kapağın hemen altındaki VSD’dir.
- Muskuler Tip VSD: Perimebranöz bölgenin dışındaki septum bölümlerinde olan VSD’dir. Çoğunlukla birden çok delik gözlenir. Ikinci sıklıkta görülen VSD’dir.
- İnlet tipi VSD: Triküspit kapak komşuluğunda olan VSD’dir.
- 4.Outlet Tipi VSD: En nadir görülen VSD tipidir. Aort kapağın komşuluğunda görülen VSD tipidir.
VSD semptom ve bulguları nelerdir?
Yetişkin yaşlarda tanı koyulan VSD’ler genelde semptom vermeyen tipleridir. Yetişkin yaşa kadar şikayetsiz ulaşabilen hastalarda kalpte ciddi bir hasar meydanan gelmemiştir. Zira VSD önemli bir hastalıktır ve kirli temiz kan birbirine karışmasından dolayı erken yaşta bir belirti ile karşılaşılır. En sık dudaklarda morarma, nefes darlığı, erken yorulma gibi kalp yetersizliği bulguları izlenir.
Yetişkinlerde, kalp krizi sonrasında ya da delici kesici alet yaralanmalarında VSD gelişebilmektedir. Büyük bir kalp krizinde, ventrüller arasındaki duvarı besleyen damar tıkanırsa, o bölgede hücrelerin ölmesi sonucunda, septum delinir ve VSD gelişebilir. Ani başlayan şiddetli nefes darlığı, tansiyonda düşme ile kendini gösteren ölümcül olabilen bir tablodur. Acil operasyon ile deliğin kapatılması gerekir. Nadir vakalarda kapama cihazları ile de kasıktan girilerek VSD kapatılabilmektedir.
ASD mi VSD mi daha tehlikelidir?
Yetişkin yaşlarda daha sık karşılaşılan kalp deliği ASD’dir. Daha az tehlikeli olan ve daha kolay bir işlemle kapatılabilen ASD, ölümcül olabilen VSD ye göre çok daha selim bir durumdur.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.