Supraventriküler taşikardi, bir çeşit anormal kalp ritmi bozukluğudur. Kalbin üst odacıklarında ortaya çıkar. Kalp atışının çok hızlı olması hali ile karakterizedir. Genellikle göğüs ya da kalp ağrıları şeklinde belirti verir. Bununla birlikte bazı durumlarda hiçbir belirtinin ortaya çıkmaması da olasıdır. Özellikle dinlenme halinde belirtiler gelişebilir. Dinlenme halinde kalp atışının hızlanması, kalbin düzenli olarak çalışmasını ve vücuda kan göndermesini zorlaştırır. Bu durum ise vücuttaki bazı fonksiyonların sağlıklı çalışmasına engel olabilir.
Supraventriküler taşikardi, daha çok çocuklarda gözlemlenir. Çocuklarda sıklıkla gözlemlenen bu kalp ritmi bozukluğu, farklı türlere sahiptir. Belirtileri farklılık gösterdiği gibi her zaman ciddi bir kalp sağlığı sorununun habercisi değildir. Birçok vakada supraventriküler taşikardi gözlemlenmesine karşın herhangi bir kalp sağlığı sorunu teşhisi konulmamıştır. Supraventriküler taşikardide de teşhis çoğunlukla uzman hekimin muayenesi sonucunda koyulur. Çocuklarda gözlemlenen bir sağlık sorunu olması nedeniyle daha çok doğumsal kalp hastalıkları kapsamında değerlendirilir.
Taşikardi Nedir?
Taşikardi, temel olarak istirahat halindeyken kalbin hızlı atması halidir. Ortalama kalp atım hızı, sağlıklı bireylerde dakikada 60-100 arasındadır. Taşikardi, kalp atım hızının dakikada 100’ün üzerine çıkması haline verilen tıbbi tanımdır. Kalp atım hızı, genellikle kişinin gündelik faaliyetlerine, fiziksel özelliklerine ve aktivitesine göre değişkenlik gösterir.
Öyle ki duygusal durum dahi kalp atım hızını önemli ölçüde etkiler. Fiziksel aktivite ya da egzersiz anında kalp atışının hızı artar. Fakat kronik şekilde kalp atım hızının normalde en yüksek değer olarak kabul edilen 100’ün üzerine çıkması durumunda taşikardi oluşur. Taşikardi sebepleri stres, kaygı, endişe ya da heyecan gibi duygusal değişimler olabilir.
Bunun yanı sıra kullanılan bazı ilaçların yan etkileri de taşikardiye neden olabilir. Bazı durumlarda ise taşikardi, ciddi kalp sağlığı sorunlarının habercisidir. Kalp krizi gibi ciddi tehlike anlarında da dakikada kalp atım hızı normal seviyelerin üzerine çıkar. Bu durumun kronikleşmesi halinde ise koroner arter hastalığı, anemi ya da kalp yetmezliği gibi ciddi kalp sağlığı sorunlarından şüphelenmek mümkündür.
Sinüs Taşikardisi Nedir?
Sinüs taşikardisi, sinüs düğümünden çıkan sinyallerin hızlanmasıyla meydana gelir. Sinüs düğümleri, kalbin doğal pilleri olarak kabul edilir. Yaygın olarak gözlemlenir. Özellikle stres anlarıyla karakterize bir kalp ritim artışıdır. Sinüs taşikardisinde kalbin hızlı şekilde atması talimatı, sinoatrial düğümden gelir. Genellikle ciddi bir sorun değildir.
Sinüs taşikardisi bazen uygunsuz sinüs taşikardisi (IST) şeklinde de gelişebilir. Uygunsuz sinüs taşikardisi, kalpte gerçekleşen hızlı atımın sebebinin tespit edilemiyor olması durumudur. Bu tarz durumlarda genellikle çeşitli testler yapılarak kalp atış hızının neden normalin üzerinde seyrettiği araştırılır.
Buna karşın genellikle sinüs taşikardisi vücudun tepki vermesinin gerektiği durumlarda ortaya çıkar. Yüksek ateş, sinir, korku, endişe ya da yoğun şekilde yapılan egzersizler sinüs taşikardisine neden olabilir. Bunların yanı sıra supraventriküler taşikardi belirtileri ile sinüs taşikardisinin semptomları benzerdir.
Taşikardi Belirtileri Nedir?
Taşikardinin en ön plana çıkan belirtisi kalp atışının hızlanmasıdır. Kalp atış hızının dakikada 100 üzerine çıkması ile karakterizedir. Bu en belirgin komplikasyon olmakla birlikte genel olarak taşikardi belirtileri şu şekilde sıralanabilir:
- Göğüste hissedilen şiddetli ağrılar ya da rahatsızlık hissi
- Baş dönmesi, bayılma ve mide bulantısı hali
- Nefes darlığı, yorgunluk, halsizlik
- Anksiyete hissi
- Baş dönmesi
- Tansiyon düşüklüğü
- Ani bir şekilde güçten düşmek
Taşikardi, farklı türleri olan bir komplikasyondur. Dolayısıyla her taşikardi türünün belirtileri benzer olmayabilir. Yoğunluk bakımından daha yüksek taşikardi durumlarında birçok kişi kalbinin yerinden çıkarcasına attığını hissedebilir. Ani olarak gelişen bu tarz sorunların kronikleşmesi ya da ciddi komplikasyonlar göstermesi halinde mutlaka bir kardiyoloji uzmanından destek alınmalıdır.
Supraventriküler Taşikardi Nedir?
Kalbin kulakçıkları nedeniyle meydana gelen ritim bozuklukları veya patolojik çarpıntılar supraventriküler taşikardi olarak tanımlanır. Bu tür taşikardide temel neden, normalde uyarı çıkarma yeteneği olmayan bölge ya da noktalar uyarı çıkarma kabiliyetine sahip olur. Bu odakların bir kısmı doğuştan olup bazı durumlarda çeşitli hastalıklar nedeniyle odaklar meydana gelir. Çünkü normalde bu odaklar bulunmaz.
Supraventriküler taşikardi durumunda bu odaklar, temel olarak kalbin uyarı oluşumundan sorumlu merkezi “sinüs düğümü”nün yerin bypass olmasına neden olur. Kendi oluşturduğu uyarılar ise kalbin normalden çok daha hızlı bir şekilde atmasına sebebiyet verir. Çarpıntıların nöbet şeklinde geldiğini belirtmek mümkündür. 10-15 dakika sürer sonra kalp hızı normale döner. Bu tür bir sağlık sorununda vagal manevralar, yani vagus siniri yardımıyla kalp atış hızının yavaşlatılmasını destekleyen ilaç dışı uygulamalar tercih edilebilir.
Supraventriküler Taşikardi Tanısı Nasıl Konur?
Supraventriküler tanısının konulabilmesi için elektrokardiyografi (EKG) çekilmekte olup ekokardiyografi (EKO) de tanı yöntemleri arasında yer alır. Ataklar 10 ile 15 dakika sürdüğünden bu tür ataklarda genellikle kişi hastaneye gidene kadar sönümleme yaşanır. Dolayısıyla çekilen EKG’nin normal çıkması olasıdır.
Hastalıkla ilgili şikayetleri bulunan kişilerin mutlaka doktor kontrolüne gitmesi gerekir. Şikayetlerin devam ettiği sırada EKG’nin tanısal değeri oldukça önemlidir. Bunun yanı sıra 24 saatlik holter ile EKG izlemi de tercih edilen yöntemler arasında yer alır.
Supraventriküler Taşikardilerin Tipleri Nelerdir?
Yaygın olarak görülen supraventriküler taşikardinin çeşitli türleri mevcuttur. Atriyal fibrilasyon (AF), paroksismal supraventriküler taşikardi (PSVT), atriyal flutter ve wolff-parkinson-white sendromu; bu türler kapsamında değerlendirilebilir. Bazı supraventriküler taşikardi türleri doğrudan atriyoventriküler düğüm üzerinde gelişir.
Atriyal Fibrilasyon (AF)
Kalbin üst kısmında bulunan ve atriyum olarak adlandırılan odacık ya da kulakçıklarda düzensiz elektrik sinyalleri meydana gelebilir. Bu ise ritim bozukluğuna neden olur. Kulakçıkların hızının dakikada 350’nin üzerine çıkması olasıdır. Atriyal taşikardi oluşumuna neden olan bu durumun uygun şekilde tedavi edilmesi önemlidir.
Paroksismal Supraventriküler Taşikardi (PSVT)
Supraventriküler taşikardi türleri arasında yer alan paroksismal supraventriküler taşikardide (PSVT) kalp hızının dakikada 140-240 arasında olduğu görülür. Ani bir şekilde başlayıp ani şekilde sonuçlanan bir taşikardi türüdür.
Atriyal Flutter
Atriyal flutterde kalbin kulakçıkları oldukça yüksek bir hızda atar. Çarpıntı hızının çok düzenli olduğu gözlemlenir. Kişinin nabzı, yapılan her ölçümde 150-200 arasında çıkar. Atriyal flutterde müdahale şarttır. Bu nedenle uygun tedavi yöntemleri kullanılarak tedavinin gerçekleştirilmesi gerekir.
Wolff – Parkinson – White Sendromu
Doğuştan gelen bir hastalık olan wolff-parkinson-white sendromunda kalp kulakçıklarında oluşan elektriksel uyarı, iki farklı noktadan karıncıklara geçer. Normalde tek bir nokta olması gerekirken bu hastalarda ikinci bir nokta gözlemlenir. Doğuştan var olan ikinci kablo, hasta çok küçük yaşlardayken bile kalp atış hızının yüksek olmasına neden olur.
Supraventriküler Taşikardilerin Riski Nedir?
Supraventriküler taşikardide çeşitli riskler bulunur. Bu riskler semptomlara bağlı olarak gelişebilir. Bunun yanı sıra altta yatan kalp hastalıklarına bağlı olarak gelişen çeşitli riskler de mevcuttur. Riskleri ana hatlarıyla şu şekilde özetlemek olanaklıdır:
- Kronik durumlarda kalp hasarı meydana gelebilir. Özellikle uzun süreli STV ataklarının kalp kasını yorması olasıdır. Bu durum nadiren de olsa kalp yetmezliğine sebebiyet verir.
- Semptomlara bağlı olarak risklerin görülmesi de olanaklıdır. Baş dönmesi, çarpıntı, bayılma ve göğüs ağrısı; semptomlara bağlı olarak gelişen riskler arasında yer alır.
- Altta yatan kalp hastalığına bağlı olarak çeşitli riskler meydana gelebilir. Bu durum ciddi olabilir. Dolayısıyla mutlaka altta yatan nedenler ciddiye alınmalıdır.
Son olarak kan pıhtısı da riskler arasındadır. Pıhtı oluşumu ise inme riskine neden olur. Hastalık durumunda risklerin ön planda tutulması son derece önemlidir. Riskler oluşmaması adına hastalık tedavisinin yapılması gerekir.
Supraventriküler Taşikardilerin Tedavisi
Taşikardi tedavisi, hastalığın tanısı konulduktan sonra yapılır. Tedavide doğru yöntemin tercih edilebilmesi adına hastanın durumu, semptomların sayısı ve şiddeti gibi hususların ön planda tutulması gerekir.
Tedavi kapsamında özellikle STV ataklarının sakinleştirilmesi oldukça önemlidir. Balon şişirme, hastanın derin nefes alması, hastada öğürme ve ıkınma uygulamalarının gerçekleştirilmesi; atakların giderilmesi adına tercih edilebilir. Kısa süreli tedavi yöntemleri arasında ilaç tedavisinin de yer aldığını söylemek mümkündür. Çoğunlukla acil serviste damardan verilen ilaç, kalbi geçici olarak duraklatır. Bu sayede kalp ritminin düzenlenmesini destekler.
Eğer STV atağı uzun sürüyorsa uzun vadeli tedavilere ihtiyaç duyulur. İlaç tedavisi, kateter ablasyon, yaşam tarzı değişiklikleri; uzun süreli tedaviler kapsamında değerlendirilir. Kateter ablasyon, çok daha kalıcı bir çözüm olarak çeşitli durumlarda tercih edilir. STV’ye neden olan elektriksel sorunun yer aldığı bölgeye kateter aracılığıyla girilerek bölgenin yakımı ya da dondurulması sağlanır. Çoğunlukla genç ve sağlıklı bireylerde bu yöntem tercih edilir.
STV’yi düşündürebilecek belirtiler gözlemlemeniz durumunda doktor kontrolüne gitmeniz oldukça önemlidir. Uzman kontrolü sonrasında gerekli tanı yöntemleri uygulanır. Hastalık teşhisi konulursa uygun tedavi yöntemleri belirlenerek tedavi aşamasına geçilir.